türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2009 Salı

Türkiye 3D | Türkiye Tanıtım Videosu

Türkiye 3D
Üçüncü Boyutta Yolculuk

Efes - Side - Kapadokya - Kapalıçarşı İstanbul'dan Efes'e, Side'den
Kapadokya'ya kadar uzanan yolculuğumuzda Kapalıçarşı'nın gizemli
atmosferinden Mevlevilere kadar birçok farklı kültürel dokuyu ve doğa
harikasını üç boyutlu olarak izleme fırsatına kavuşacak, yavaş
paraşütü ile
gökyüzünü fethedecek, Ege ve Akdeniz'in eşsiz maviliğine dalacaksınız.

http://rapidshare.com/files/224186189/Turkiye.3D.part1.rar
http://rapidshare.com/files/224198668/Turkiye.3D.part2.rar
http://rapidshare.com/files/224207223/Turkiye.3D.part3.rar

Benzersiz 3D teknolojisi sayesinde ekranınızın dışına taşan görüntüler
eşliğinde bu eşsiz ülkenin muhteşem coğrafyasına, heyecan verici
extreme
spor deneyimlerine birinci elden tanık olun. Ekranda gördüğünüz hiçbir
şey
bu kadar gerçek olmamıştı. Artık siz de aksiyonun bir parçası olacak,
bizimle birlikte orada olacaksınız.

Durmayın! Herekete katılın! Eğlenceyi ve macerayı 3. Boyutuyla
yaşayın.

23 Nisan 2009 Perşembe

KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK


Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış.
Tavuk
kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir
hayat
yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok
yiyecek
elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için
arkadaşlarından yardım istemiş:


'- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?'

Ördek cevaplamış:
'- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim.
Buğday
yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday
alırsın.'

Domuz oradan seslenmiş:
'- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın
alırım.'

Fare hemen atlamış:
'- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı
sana
borç verebilirim, sonra ödersin.'

Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler
sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.

Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş: '- Kahve
ekmek
için kim bana yardım edecek?'

Ördek:
'- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken
gübreyi
sana satabilirim' demiş.

Domuz:
'- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı
böceklerden
korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım' demiş.

Fare de:
'- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm
'
demiş.

Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış
çalışmış.

Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre
ve
ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal
ederek
sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok
miktarda
ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:
'- Kahveleri satmama kim yardım edecek?'

Ördek:
'- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim
fabrikama getirmelisin.'

Domuz:
'- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve
fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.'

Fare:
'- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen
lazım.'

Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday
yerine
kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş
ve
yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım
istemiş:
'- Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?'

Ördek:
- Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.'

Domuz:
'- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de
kalmadı, yiyecek yok.'

Fare:
'- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para
yerine
senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o
tarlada
boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin
verebilirim.

Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan
eski
tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.

Kaynak : İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan 'The
Little
Red Hen' kitabı

Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı.

Ya bu öyküyü yazan Türkiye'den esinlendi, ya da Türkiyeyi 'Kırmızı
ibikli
Tavuk'a çevirenler bu öyküden esinlendiler.


22 Mart 2009 Pazar

KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER


Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.


M.Kemal Atatürk
Şanlı Ordu Gazetesi
24 Kasım 1908